O zaten başarır, yeter ki sen; ENGELLEME !

Yeti yitimi yaşayan dezavantajlı bireylerin hayatta karşılaşacakları zorluklara dair çözüm yöntemlerimiz “Dur! O senin yapacağın bir iş değil, ben yaparım”, “Hayır, in aşağı düşeceksin” gibi sert uyarı cümleleri ile başlıyorsa; potansiyel “sakatlayıcı“yız, onun geleceğini ve hayallerini baltalıyoruz demektir. Yapmamız gereken onun hayatı için “uygun katkı“yı bulmak ve başarmak istediklerinde onu desteklemektir. “O” hayallerini ve inandığı her şeyi “genellikle” başaracaktır, biz ise doğru olanı bulup, hayata geçirdiğimizde zaten başarmışız demektir.

Ev, sokak, okul, ofis, mimari, sağlık, adalet, bireysel, kamusal ve sosyal alanlarda, kısacası yaşamın her alanında tüm var ettiklerimizde dezavantajlıları “düşünmemek engellemektir”. Hayatı, dezavantajlı bireylerin karşılaşacakları olası sorunları da göz önünde bulundurarak yapılandırmak bir zorunluluktur. Bu bir “Lûtuf” değil, insan olmanın temel gereğidir. Bunun aksi ise “Sakatlayıcılık” (disabilism) demektir, sonucu ise kaçınılmaz olarak “sakatlanmış bir toplum”dur.

E N G E L L E M E !

E N G E L L E N M E S İ N E   İ Z İ N   V E R M E  !

0 Yorumlar

Yorum Gönder

Bu gönderiye dair yorumda mı bulunmak istiyorsunuz?
Aşağıdan yorumunuzu paylaşabilirsiniz, teşekkür ederiz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir