“GÖRME” SONRADAN ÖĞRENİLEBİLEN BİR ŞEY Mİ?

GÖRMEYİ ÖĞRENMEK !
“Bir yolun kestirme oluşu, bizi daha da hızlandıracağı anlamına gelmez.” Çoğu zaman ise “hızlı ilerliyor oluşumuz” bizi gerçek hedefimize ulaştırmaz, engeller. Bu engelleri yalnız başımıza yada dar çevremizle çözemiyor oluşumuzun her zaman geçerli ve kesin olan “bilimsel” bir açıklaması vardır.
 
Bilindiği gibi; “görme”, sadece bakılan “şey” ile göz arasında gerçekleşen bir süreç değildir, görme sinyallerinin görüntüye dönüştürülmesi, “oksipital lob” isimli beyin kabuğu bölgesinde gerçekleştirilir. Görme veya benzer alanlardaki sorunlar erken müdehale aşılabilmektedir. Aşılamayacak gibi görünen sorunlar, çeşitli disiplinlerden farklı insanların bir araya gelerek oluşturdukları “ortak akıl” ile çözülebilmekte; kişinin var olan görme potansiyeli (ışık algısı) çok düşük olsa bile çarpıcı sonuçlar alınmaktadır. “Az gören” eğitiminin amacı işlevsel görme çalışmaları ile görme kalıntısına sahip olan ve tıbben “görme engelli ya da kör” kabul edilen bireylere “görmeyi öğretmek”tir. Böylece çocukların toplumsal hayata ve normal eğitim sürecine uyumunun sağlanması ve yaşamlarını bağımsız bir birey olarak sürdürmesi desteklenmektedir.
 
Tıbben total kör olarak tanılanmış olmasına rağmen görme kalıntısına sahip bireylerin yoğunlaştırılmış görsel rehabilitasyon ile; uyumsuz ve hatalı görme yada baskılama davranışlarının yerine; fonksiyonel görme, ışık ve kontrast faktörleri, çalışma mesafeleri, optik araç-gereçlerle oryantasyon gibi alanlarda, çocuğun tüm gelişimini göz önünde bulundurarak görsel fonksiyonda etkinlik geliştirme ve işlevsel görme programları çerçevesinde, çocukların yeteneklerini tam performansla kullanabilmeleri hedeflenmektedir.
 
İnsanların dış dünyadan aldıkları bilgilerin %85’ini görme kanalıyla aldığı tahmin edilmektedir. Bu gerçekten yola çıkarak “az gören” çocukların erken tanılanması ve müdahale edilmesi kritik olan bu dönemin en az zararla atlatılması için son derece önemlidir.
 
Toplam insani varoluş biçimlerimiz, bilim, estetik, sanat, bireysel-toplumsal yaşam gibi bütün bilişsel aktivite gelişimimizin, algılarımızla olan kopmaz bağı ve belirleyiciliği düşünüldüğünde; alanda yapılacak tüm çalışmalar YAŞAMSAL ÖNEMDEDİR!
0 Yorumlar

Yorum Gönder

Bu gönderiye dair yorumda mı bulunmak istiyorsunuz?
Aşağıdan yorumunuzu paylaşabilirsiniz, teşekkür ederiz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir